eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Size bir kurum tarif edeceğim bana hangi kurum olduğunu söyleyin"


Can Bolat bir konuşmasında şöyle diyor;

“Size bir kurum tarif edeceğim bana hangi kurum olduğunu söyleyin;
İnsanların dört duvar içerisinde tutulduğu,
Geniş bir avlusu olan,
Etrafı büyük duvarlarla çevrili olan,
Bazen dikenli telleri olan,
İnsanların belirli aralıklarla avluya çıkmasına izin verilen,
İmza ile içeriye girdiğiniz,
Her gün yoklama yapılan,
Müdür tarafından yönetilen,
Koridorlarında nöbetçiler olan,
Çıkarken çok mutlu olduğunuz.”

Tahmin etmesi çok zor olmasa gerek.

Çok değerli Öğr.Gör. Mehmet Yapıcı ise bir makalesinde “Okul, hemen hemen hepimiz için ‘coşku ile geri dönmek için’ gidilen bir yerdir.” diyor.

Okulları bu kadar itici kılan eminim anlayış eksikliğidir.
Beklentilerin çok yüksekte değil imkansız olanda tutulmasıdır.
Veliler ve öğretmenler tarafından verilen imkansız görevler…
Zaten yapamayacağı bu görevleri yerine getiremeyen öğrenciyle dalga geçilmesiyle de okulun hapishaneden pek bi farkı kalmaz.

Hiçbir araç olmadan uçamadığınız için bir kuş tarafından “gerizekalı” olarak nitelendirildiğinizi veya beş dakika suyun altında kalamadığınız için bir balık tarafından “salak” olarak nitelendirildiğinizi düşünseniz ya. Ne tuhaf olurdu.   

Bir kaç örnek vermek gerekirse;
Örneğin Prof.Dr.N.Senemoğlu ergenlik döneminden bahsederken şöyle söylüyor;

“Bu dönemde, birden bire hızlı büyümenin etkisiyle ergende vücut koordinasyonunda yetersizlikler, psiko-motor becerilerde acemilikler gözlenebilir…yemek tabağını düşürme, herhangi bir aracı tamir ederken kırma vb. davranışlar görülebilir. Ana-baba ve öğretmenler, ergenlik dönemindeki bu özelliğin farkında olarak, onu becerisizlikle suçlamamalı; ergenin kendini algılayışı üstünde olumsuz bir etkiye neden olmamalıdırlar.”

Mesela Piaget de 4-7 yaş aralığındaki çocuklar için şunları söylüyor;

“Gerçek olaylar onun zihninde birbirine karışır, gerçek ve kurguyu ayırt edemeyebilir. Yalancılıkla suçlanmamalı.”


Kaynakça: Öğretmenler İçin Piaget İlkeleri,
                   Gelişim, Öğrenme ve Öğretim Prof.Dr.Nuray Senemoğlu
                   Mehmet Yapıcı – Asık Suratlı Okul (http://www.universite-toplum.org/text.php3?id=298)
                   Özgür Bolat (https://www.youtube.com/watch?v=89J3u6zBndE)

Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilirsiniz.

Meslek Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyim?

      Bence mutluluğun en önemli koşullarından bir tanesi meslek seçimidir.Çünkü günümüzün büyük bölümünü iş yerinde ve çalışma arkadaşlarımızla geçiririz.Bir gün içinde annemizden, babamızdan, çocuklarımızdan daha çok çalışma arkadaşlarımızı görürüz.İşte bu noktada, kendimize göre, kaliteli bir mesleğe giden yolları belirlememiz gerekir.Ben de kendi kriterlerimi sizin için şu şekilde sıraladım ; 

1)Okuyun

    Düşün; bir bahar mevsiminde pazar sabahı kalkmışsın ve güzel bir kahvaltı yapacaksın.Önce gidip bakkaldan veya marketten ekmek ve birkaç parça kahvaltılık alacaksın.Ama evine yakın olan bakkala gitmek istemiyorsun.Neden mi? O suratsız adam moralini bozuyor.Sana karşı tek bir kötü lafı yok ama ne doğru düzgün selam alıyor ne de ilgileniyor.Daha uzaktaki bakkal da ucuz değil ama hiç olmazsa başka isteğinin olup olmadığını soruyor,güler yüzlü...
    İşte siz de, bir bakkal açmaya karar verirseniz, evinden daha uzak bakkallara yürütmeyin insanları. Galiba bunun sırrı da okumakta. Bakkal da olsanız, manav da olsanız okumakta... Çözüm; mesleğin ne olursa olsun iletişim okumakta,insan ilişkileri okumakta, Doğan Cüceloğlu, Üstün Dökmen okumakta…

2)İlgi Duyduğun Mesleğe Yönel

    Güzel meslek yoktur, kişiye göre meslek vardır.Bir kişi doktorluğa “İnsanların hayatını kurtarabildiğin mükemmel bir meslek.” gözüyle bakarken başka birisi “Ben insanların hastalıklarıyla mı uğraşacağım?” diye bakabilir.Hakkında bir mesleğe yönelmenle alakalı tecrübeli insanların söylediklerini baskı olarak değil, ciddiyetle incelenmesi gereken tavsiyeler olarak değerlendir.Yoksa bütün bir ömrü; sabah işe giderken, iş yerindeyken veya akşam eve dönerken ağız dolusu küfürle geçirebilirsin.

   Size güzel bir örnek vereyim; Avukatlık ve pilotluk güzel mesleklerdir değil mi? Statüsü vardır, geliri güzeldir vs. Ancak bu işleri yapan Özlem Dilara ve Vahap Şatır çifti bu meslekleri bırakıp çiftçi olmaya karar vermişler. Onlar için mutluluk demek ki toprakta, tarımda.. Detaylı bilgiyi aşağıdaki linkte bulabilirsiniz.
http://www.haberler.com/avukatlik-pilotluk-yaparken-isi-biraktilar-simdi-8163547-haberi/

3)Cevapla ; Ben İşveren Olsam Beni İşe Alır Mıyım ?

    Şirketine bir personel alacaksın.Duyurmuşsun ilanını etrafa.Başvuruda bulunan iki özgeçmiş elinde duruyor.İkisi de aynı okuldan mezun.Bir tanesi bu okul dışında hiçbir nitelik eklememişken kendisine diğeri İngilizce kursuna gitmiş, bilgisayar kursuna gitmiş, sertifikalar almış, ehliyet almış…İşveren olarak diyorsun ki “ Aynı ücreti vererek neden niteliksiz olanı işe alayım?Hem belli ki diğeri çalışmayı da seviyor.”
    Herhalde hiçbir işveren şirketinin batmasını istemez.Sen de istemezsin.Onun için sen de kendine tercih edilebileceğin bir personel nitelikleri kazandır.Kısacası nitelikli insan ol.Yatırımlarınızı kendinize yapın, kendinizi geliştirin ki tercih edilme sebebinizi arttırın.

4)Aileni Düşün

     Aile bireyleri senin suratını hangi zaman diliminde görebilecek? Ailenle birlikte geçirebileceğin haftalık, yıllık tatilin olacak mı ? Bu sorulara da olumlu cevap verebilmesi gerekiyor bulacağın mesleğin.Ama ailen senin suratını görmeye dayanamıyorsa bir gece işi bul derim. Gündüzleri uyursun zaten ;) Yazımın 8.maddesinde aileyle zaman geçirmeye dair güzel bir örnek vereceğim.

5)Yeteneklerini Gözönüne Bulundur

     Yeteneklerin konusunda gerçekleri kabul et.Sen evde şarkı söylerken annen bile seni terlikle kovalıyorsa, birilerinin gazına gelip, Türkiye’nin yeteneği olacağım diye milyonların önüne atma kendini.Tabi bu uç bir örnek oldu.Her konuda başarılı olacağız diye bir şey yok.Önemli olan hangi konuda iyi olduğumuzu keşfetmemiz ve o yönümüzü geliştirmemizdir.Bu Mantıksal zeka, dilsel zeka, görsel zeka,müziksel zeka,sosyal zeka vs. olabilir.

6)Ahlaklı Davran

      Elbette bir tanıdığın aracılığıyla iş sahibi olabilirsin ancak bir sınavla veya eleme usulü ile işe alımlarda adam kayırma, torpil, rüşvet gibi şeylere başvurduğunu duymayayım :) Bırak o işi hakkıyla yapabilecek olan yapsın.”Ama ben yapmasam başkası rüşvet verip o işe sahip olacak.” gibi saçma bir düşünceye sahip olmadığını da biliyorum.Bu düşünce seni hiçbir zaman haklı çıkarmaz.Birileri hırsızlık yapıyor diye hırsızlık da yapmıyoruz değil mi?Hakimin karşısına çıkınca mantıklı (!) savunmamız hazır olurdu ; “Ama o da çaldı.” :)
     Kısacası bir ömür boyunca alacağımız maaşı hak etmeliyiz.  


7)Maaş da Önemlidir


    Siz bakmayın bazılarının "Meslek seçerken gelirine bakma" diyene. Bu mesleğin ne kadar gelir elde ettiğini de detaylı araştırın. Hatta gelecekte neler vaad ettiğini bile araştırabilirsiniz. Sonuçta geleceğe yönelik planlarınız, umutlarınız, hayalleriniz olacak. Bunların da gerçekleşmesi elbette maddi bir gelirin olmasıyla mümkündür.

8)Tercih Edilmeyin, Tercih Edin

   Keşke meslek tercihinde kaygımız "Acaba bir işe girebilecek miyim?" yerine "Acaba hangi mesleği yapsam?" olsaydı. Kulağa ne kadar güzel geliyor değil mi? Ancak bu imkana sadece çok çalışanlar ulaşacaktır. İşte onlardan biri beni gece gece aradı;
-Aloo, dostum hala karar veremedim, napayım ben ?
     Onu bu güzel çaresizliğe iten başvurduğu bütün mesleklere girebilme imkanı. Şöyle anlatayım; 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Bilişimi konusunda başvurusu kabul edildi, kendisine derslere de girebileceği kadro açıldı. Bir bankanın müfettişlik sınavına girdi, başarılı oldu. THY'nin pilotluk sınavına girdi kazandı.
    İşte artık işveren değil, başvuran olarak kendisi bir tercih yapacak. Ne kadar güzel bir zorluk değil mi?  Böyle bir durumda eminim büyük çoğunluk pilotluğu tercih ederdi. Ama 4.maddede bahsettiğimiz gibi aile önemlidir. Ailesiyle daha fazla vakit geçirebilmek için de bu arkadaşım banka müfettişliğinde karar kıldı.  
    
Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilirsiniz.

Gitar Çalmaya Nereden Başlamalı?



     Bakırköy'de gezerken gördüm.Klasik gitarda kampanya yapmışlar.Tereddütsüz girdim içeri.Tamam, profesyonelce öğrenme yaşımı çoktan geçmiş olabilirim ama bu durumu göz ardı edebilirim.Tabi gitar aldığımı duyan Ahmet abinin bana moral vermek (!) amaçlı "Öğrenmenin yaşı yoktur." cümlesini de yok saymalıyım.Sadece cümleni değil seni de yok sayıyorum Ahmet abi..

     Her şeyin cevabını aradığım gibi bunun da cevabını internette aradım; Gitar Çalmaya Nereden Başlamalı? Kravat bağlamayı bile internetten öğrenmişken gitar çalmayı neden öğrenemeyeyim?Bir çok videoyu ve internet sitesini inceledim.Siz de benim gibi başlangıç seviyesinde öğrenmek ya da üç beş parça çıkartmak istiyorsanız yaptığım araştırmalar sonucunda, kesinlikle Öner Yavuz'un videolarını öneririm.Gitar tutuş şeklinden bareli akorlara, arpejden ritim atmaya kadar, Dm, C, E, Em, G... akorlarına kadar bir çok şeyi öğretiyor.Gördün mü bak; ben de senin gibi bu işin tamamen yabancısıyken, hiç bir kursa gitmeden yukarıdaki terimleri kullanarak sana hava attım :))

     Videoları izleyenler anlayacaktır ; Dın Dın Dünyalaaar verdim :))  Görüşmek üzere.

Örnek video ; 




Bu içeriği beğendiyseniz paylaşabilirsiniz.